+A A-

“SAĞLIK GELECEKTE TEKNOLOJİ İLE DAHA DA ÖZDEŞLEŞMİŞ OLACAK VE SAĞLIK ÇOK KISA BİR ZAMAN İÇERİSİNDE NEREDEYSE TAMAMEN DİJİTALLEŞECEK”

Bu ay Medicana International Ankara Hastanesi Genel Müdürü Op. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız ile Sağlık ve Teknolojiyi konuşuyoruz. Son birkaç yıldır oldukça fazla konuşulan Sağlık ve Teknoloji ile ilgili genel görüşlerinizi alarak başlayalım sohbetimize;


Endüstri, sanayi, tarım, moda, turizm, iletişim, basın ve medya gibi hayatımızın birçok alanında büyük yer etmeye başlayan teknoloji, sağlık alanında da birçok değişimi tetikliyor. Sağlık sektörü çok hızlı gelişen teknoloji ve buna paralel dijitalleşen dünyada her geçen gün tanı, tedavi, tedavi sonrası, koruyucu sağlık gibi süreçlerde büyük adımlar atıyor. Sağlıkta teknoloji ve dijitalleşmeyi birkaç ana başlıkta incelemek gerekiyor. Çünkü bu sayacağım başlıklar Big Data denilen veri yönetimiyle entegre olabiliyor ve birlikte bire bir kişiye özel imkanlar sağlıyor.


Sağlıkta teknoloji ve dijitalleşme az önce de belirttiğim gibi tanı, tedavi ve tedavi sonrası süreçlerde; sağlık iletişiminde, tıbbi cihazlarda ve hatta yönetimde; sağlık yönetimi ve tıp fakültesi eğitimlerinde de kendisini gösteriyor. Sağlık hizmetleri çok kısa bir gelecekte Big Data yönetimi yani CRM ile birlikte neredeyse tamamen dijitalleşebilir.


Örnekleyebilir misiniz?


Elbette. Örneğin şu an da bile hastalar teknoloji ve dijital sistemler ile online randevu, doğru sağlık bilgilerine hızlı ve kolay erişim, soru sorma ve yanıt alma; tahlil ve tetkik sonuçlarına ulaşma ve bunların yanı sıra bırakın yurt içinde, yurt dışındaki bir hekime danışma gibi bir çok imkanı kullanabiliyor.


Diğer yandan iletişim kanallarının ve yöntemlerinin dijitalleşmesi sağlık sektöründe yönetim kadrosundan tıbbi kadroya kadar hepimize önemli bir sorumluluk yükledi. Doğru, şeffaf ve güvenilir bilgi paylaşmak… Çünkü dijitalleşme ile birlikte sağlık okur yazarlığı arttı. Google gibi dev bir havuz hepimizin elinin altında. Hemen her sağlık kurumunun, doktorun sosyal medya hesapları var ve çok hızlı çok yoğun bilgi paylaşımı var. Dolayısıyla hastalarda bu kaynakları kullanıyor. İşte bu kadar hayatımızın içine nüfuz etmiş bir dijital dünyayı yönetmek ve doğru bilgi akışını sağlamak en önemli sorumluluklarımızdan birisi. Sağlık okuryazarlığı konusunda basının, devletin, sivil toplum örgütlerinin, doktorların ciddi bir çaba sarf etmesi gerekiyor. İnsanları bilinçlendirirken önceliğimiz insanlara hastalığı öğretmek değil, hangi durumda ne yapacaklarını, hangi yola başvuracaklarını, kime güveneceklerini neyi sorgulayacaklarını öğretmek olmalı. Bu sebeple hepimiz teknoloji ve dijitalleşme konusunda hızlı bir adaptasyon süreci yaşamalıyız.





Yapılan araştırmalara göre 1930’larda 50’li yaşlarda olan ortalama insan ömrünün, günümüzde 70’li yaşlara ulaştığını, 2150’ler de ise 100’lü yaşlara ulaşacağının öngörülüyor. Bilişim ve iletişim teknolojilerin son 20 yılda gösterdiği ve hayatımızı her alanda etkileyen bu büyük ivme artarak devam edecek. Bu sebeple teknolojiyi, bilişimi, veri kullanımını geç kaldık diye düşünmeden öğrenmeli ve geliştirmeliyiz.


Bir sağlık yöneticisi olarak sağlık yönetimi açsından da örnekleme yapmak isterim. Hastane ve/veya sağlık kurumu yönetimlerinde de dijitalleşme birçok imkan sağlıyor bizler için. Tabii ki önemli sorumlulukları var ancak birçok kolaylığı da içinde barındırıyor. Arşivleme, kayıtlara ulaşma, detay bilgi elde etme gibi konulara imkan tanıyan CRM ve Big Data kavramları ve sistemleri de hayatımızda yer ediyor. Çok hızlı bir biçimde öğrenmenin yanı sıra geliştiriyoruz aynı zamanda. Bu öyle bir dünya ki, örneğin MR makinesinden gelen veri anında hekim ekranına düşüyor, arşive kaydediliyor, konsültasyon yapmak bu sistem ile oldukça kolaylaşıyor, hatta yurt dışından hekimler eş zamanlı inceliyor; ameliyatları canlı izliyoruz. Robotik cerrahiye bugün herkes aşina… Komplike görünse de teknolojinin, dijitalleşmenin hızlı gelişimi sağlıyor bizlere bu imkanı. Yakın gelecekte cihazlar otomatik olarak dijital hasta kayıtlarınızla entegre olacak, durumunuzu ve tedavinizi otomatik olarak güncelleyecek, bakım yapanların daha iyi kararlar verebilmeleri için onlara daha zengin, gerçek zamanlı, kolayca erişilebilen veriler sunacak.


Özetle teknoloji ve dijitalleşme sağlık yöneticilerinden hekimlere, hastalardan hasta yakınlarına kadar herkes için bir konfor. Ancak çok önemli bir noktayı vurgulamadan geçemem, tüm bu hızlı gelişen dünyada doğru bilgi ve güvenlik çok çok önemli. Olmazsa olmaz kriterlerin başında geliyor. Aynı zamanda kalite de bu kriterlerin arasında sayılmalı. Sağlık hizmetinin önemli adımlarından olan kalite de çok hızlı bir biçimde dijitalleşiyor.


Şimdiye kadar aslında pek çok farklı disiplinden bahsettim. Geldiğimiz noktayı şöyle belirteyim.  Silikon Vadisi’ndeki Sigularity Üniversitesi Tıp Bölümü’nün her yaz 7 gün süren ve tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi bir araya getirdiği bir programı var. Üniversitenin bu programının başarısının tıp, biyoteknoloji, yapay zeka, robotlar, nanoteknoloji, mühendislik, uzay gibi hızla gelişen alanlardaki teknolojilerin, disiplinler arası uygulamalı çapraz eğitim modelini izleyerek tıbba yönelmesini sağlamaya çalışmaktan geliyor.


Peki teknoloji ve dijitalleşmedeki bu hız sağlık sektörüne nasıl yansıyacak, yakın gelecekte ne gibi yenilikler göreceğiz sizce?


Sağlıkta da yakın geçmişe kadar bahsetmediğimiz ancak teknolojinin son dönemde gösterdiği hızlı gelişim ivmesi ile yakından takip ettiğimiz birçok ürün, uygulama, cihaz, teşhis ve tedavi yönetimi ortaya çıktı. Yapay zeka, sanal gerçeklik, 3D organlar, robotik uygulamalar (ilaç dağıtımından cerrahiye kadar),  5 duyuya sahip robotlar ve hissi açık robotik uzuvlar, nöromedikal cihazlar; kişisel DNA profilleri ve buna bağlı kişiselleştirilmiş tedaviler-erken teşhisler; kök hücre alanındaki hızlı ve etkili gelişmeler, gen ve klon bankaları; ses tanıma uygulamaları, veri tabanı/veri madenciliği çalışmaları, akıllı kartlar ve bunlara bağlı geliştirilen implant uyarlamaları ve daha niceleri… Bugün bunlardan bahsediyor ve gelişmelerini başta sağlığa hizmet veren insanlar olmak üzere hepimiz izliyorsak altında yatan teknolojinin gücünü görmemiz ve bu alanda hıza ayak uydurmamız gerekiyor.


Ne gibi yenilikler göreceğiz kısmını birazcık açarsak, üç boyutlu yazıcılar sayesinde yakın gelecekte yapay organlar meydana getirilebileceği ve organ naklinde kullanılabileceği konuşuluyor. Yani insan ömrü uzayabilecek görüşü var. Buna destek olarak giyilebilir teknolojiler sayesinde insan vücudundaki değişimler anlık olarak izlenebilecek. Ki şu anda bile kullanılabilen uygulama ve cihazlar mevcut. En basiti spor performansımızı, günlük su tüketimimizi yeme - içme durumumuzu hatta nabzımızı ölçen akıllı telefon ve saatleri çok yaygın kullanıyoruz. Gelecekte sağlık izleme sistemleri ile hasta kendi kendinin taramasını yapabilecek düzeyde olacağı konuşuluyor. Giyilebilir teknolojiler sayesinde anlık uyarı sistemleri ile çok hızlı müdahale imkanı doğacak. Örneğin kalp krizine erken müdahale fırsatımız olacak.


Mesafeler, bizleri sınırlayan durumlar dijitalleşme ile ortadan kalkacak. Hekim hasta iletişimi hızlanacağı gibi hastalarla ya da hastalığın seyri ile ilgili bilgilere çok hızlı ulaşılacak. Hatta uzman öngörülerine bakarsak gelecekte bazı hastalıkların tedavisi herhangi bir sağlık kurumuna gitmeden doktorsuz gerçekleşebileceği söyleniyor.


2018 yılı Nisan ayında yayınlanan Aruba raporuna göre hastaneler ve sağlık kurumları işleyişlerini nesnelerin interneti (IoT) çerçevesinde yeniden şekillendirirken, önümüzdeki 10 yıl içinde check-up yaptırmak için doktor ve hemşirelerden çok hastalar, sensörler, kameralar, çipler, robotik tarama cihazları ile etkileşime girebilir deniliyor.


Güvenlik ve kalite en önemli kriterlerden demiştik. Ülkemizin sağlık tarihinde de maalesef karşılaşılan tahlillerin karışması, yanlış operasyonlara maruz kalmak gibi olumsuzluklar ortadan kalkacak. Dijitalleşme bunlara kesin çözüm sağlıyor. Örneğin şu an bile Sağlık Bakanlığımızın sunduğu e-nabız uygulaması gibi kişiye özel erişim ve arşivleme sistemleri hastaya ait bilgilerin doğumdan ölüme kadar doğru bir yapıda korunmasına ve takibine imkan sağlıyor.


Yine Aruba raporuna göre sağlık çalışanlarının dijitalleşme ile serbest zamanlarının artacağı vurgulanıyor. Bu ne demek? Doktorların ve hemşirelerin yönetim için harcadıkları %70’lik zamanları boşa çıkacak. Evrak işleri, hasta kayıtları gibi işler mobil cihazlar yoluyla daha hızlanacak ve artan bu zaman hasta bakımına odaklanmak için serbestlik saylayacak.



Teknoloji ve dijitalleşmenin sağlık sektöründe yaratacağı öngörülen bu kadar hızlı bir dönüşüm için siz ne düşünüyorsunuz?


İnsan hayatı her şeyin ötesinde benim için hem bir hekim hem de bir sağlık profesyoneli olarak söylüyorum bunu. Sağlığın tanımlamasını Dünya Sağlık Örgütü şöyle açıklıyor; insanların ruhsal, sosyal ve bedensel olarak iyi olma hali. Bu derece önem taşıyan ve insanlığın en temel ihtiyacı olan sağlığın teknoloji ve dijitalleşme ile entegrasyonu bence çok fazla olumlu katkı sağlayacak.


Dijitalleşme sayesinde sınırlar olmadan sağlık alanında hizmetlere ulaşacağımız, dünya genelinde her eve ve her kişiye daha az maliyetle dokunabileceği günleri görmemiz çok uzak değil. Yine Aruba raporundan örnek verirsem sağlık alanında yaşayacağımız bu dönüşüm bir tür bilim kurgu gibi görülmemeli. Aslında hali hazırda bunların ilk adımlarını yaşıyoruz ve çok hızlı entegre oluyoruz.

Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor. Bu durum iyi bakım ve iyi tedavinin hayati bir öneme sahip olabileceğini gösteriyor.  Birleşmiş Milletler rakamları 60'lardan sonra nüfusun 2030 yılına kadar %56 artacağını ve bu durumun büyük ölçüde daha verimli sağlık hizmetleri ihtiyacını artıracağını söylüyor.

Elbette bu gelişmeler heyecan verici fakat bir gerçeği de gözümüzün önünden ayırmamak lazım. Bu kadar hızlı öğrenmek, entegre olmak, dönüşüm rüzgarı beraberinde karmaşayı da getirecektir. Ancak öğrenmez, gelişmez ve uyum sağlayamazsak sağlık gibi temel bir ihtiyaçta zayıflamaya başlayacağız.

Dönüşümlerde ve bu tip gelişimlerde riskleri görmeli, iyi analiz etmeli ancak olumlu tarafından motive olmalıyız. Bugün mobil uygulamalar, aplikasyonlar, giyilebilir teknolojilerin faydasını asla yadırgayamayız. Ülkemiz hastanecilikte, tanı ve tedavi yöntemlerinde dünyada önemli bir konumda. Sağlık teknolojileri konusunda donanımlı bir ülkeyiz. Ayrıca hem dünyada hem de ülkemizde eğitimli sağlık çalışanlarının gelişime sürekli katkı sağlaması toplumun sağlık açısından kendini çok daha güvende hissetmesini sağlıyor.


Sonuç olarak artık sağlık sektörü her alanında teknoloji ve dijitalleşmeden bağımsız düşünülemez.


Son Güncelleme: 15.02.2019 Medicana