+A A-

TÜP BEBEKLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER

Medicana International Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Ali Seven, son dönemde tüp bebek tedavisine talebin arttığını, her geçen gün geliştirilen yeni yöntem ve destek tedavi yöntemleri ile başarı oranının artmaya devam ettiğini söyledi. Medicana International Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Ali Seven, on soruda tüp bebek tedavisi ile ilgili merak edilenleri yanıtladı.



1.         Tüp bebek tedavisi nedir? Tedavi sürecinde neler yapılır?

Normal yollarla hamile kalamayan veya hamilelik şansı çok az olan çiftlere uygulanan yardımcı üreme tekniğine Tüp Bebek Yöntemi (IVF) denilmektedir. Uzun süredir kullanılan ve günümüzde en çok tercih edilen kısırlık tedavilerinin başında gelmektedir. Sebebi belli olmayan kısırlık, enfeksiyon, tüplerde tıkanma, kilo, ileri yaş; erkeğin sperm sayısında ve/veya kalitesindeki düşüklük gibi nedenlerle çocuk sahibi olamayan çiftler bu yöntem ile çocuk sahibi olabilmektedir.

Tüp bebek tedavisi teknik olarak, kadın üreme hücreleri olan yumurtaların erkek üreme hücreleri spermlerin toplanarak, vücut dışında laboratuvar ortamında bir araya getirilerek döllenmesidir. Öncelikle anne adayının yumurtalıklarında bulunan yumurtalar yönteme özel ilaçlarla uyarılır. Sonrasında ultrasonografi eşliğinde toplanır. Baba adayından normal veya girişimsel yöntemlerle elde edilen spermler ile anne adayından alınan yumurtalar laboratuvar ortamında döllenir. Ardından gelişen embriyolar rahim içerisine yerleştirilir. Embriyo transferi dediğimiz bu işlemin ardından yaklaşık 10 gün sonra tedavinin cevabı değerlendirilir. Tedavinin başarısı hem kişiden kişiye hem de her tüp bebek denemesinde farklılık gösterebilir.

2.         Tüp bebek tedavisi, en fazla kaç defa uygulanabilir?

Tüp bebek tedavisinin uygulanma sayısında bir sınırlama yoktur.  Tedaviye duygusal ve ekonomik açıdan hazır olan anne ve baba adayları istedikleri takdirde tüp bebek tedavisi tekrarlanabilir. Tüp bebek denemelerinde genellikle ilk üç tedavide gebelik elde edilmektedir. Üç defa tadavi denenmiş ve gebelik elde edilememişse bu duruma tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı denilmektedir.  İlk tedavi denemesinin başarısızlıkla sonuçlanması umutsuzluk yaratacak bir durum değildir. Çünkü ikinci deneme için ilk deneme bir kılavuz görevi görür. 8-10. denemesinde bebek sahibi olan çiftler vardır. Ancak anne ve baba adaylarında; artan başarısızlıklarda hayal kırıklığı ve psikolojik yıpranmanın da artacağını bilinmelidir. 

3.         Transfer edilen embriyo sayısı gebelik ihtimalini etkileyen bir etken midir?

Transfer edilen embriyo sayısı arttıkça gebelik şansı da artmaktadır. Yani ne kadar çok embriyo transfer edilirse, gebelik şansı da o kadar çoktur. Tek embriyo transferi ile yaklaşık olarak %29 olan gebelik şansı iki embriyo transferi ile %44 olur.  Ancak birden fazla embriyo transferi beraberinde ikiz, üçüz hatta dördüz gebelik ihtimalini getirir. Bu tür çoğul gebelikler hem anne  hem de bebekler için büyük riskler taşır ve  tıbbi açıdan  istenmeyen bir durumdur. Tek embriyo transferi yapılan kişilerde geriye dondurulabilecek bir miktar embriyo kalmakta ve bunların çözülerek kullanımı ile de ciddi oranda ilave gebelikler elde edilmektedir. Anne adayının 35 yaşın altında olması durumunda birinci ve ikinci tüp bebek denemelerinde yalnızca 1 adet embriyo transferi edilebilmekte, üçüncü ve daha sonraki denemelerde ise bu sayı 2 embriyo ile sınırlandırılmaktadır. 35 yaş ve üzeri hastalar için en fazla 2 embriyonun transferi gerçekleştirilmektedir.

4.         Kadın ve erkek yaşı gebelik şansında ne kadar etkilidir ?

Tüp bebek tedavisinde gebe kalma şansını belirleyen birçok faktörden birisi de yaştır. Hatta bu faktörlerden en önemlisi anne adayının yaşıdır. Gebelik elde etme şanşımız 35 yaşından genç kadınlarda en yüksek seviyededir. Gebe kalma şansı anne adayları için 37 yaşından itibaren ciddi bir azalma trendine girer ve 44 yaşına gelindiğinde ümidimiz çok azalır. Onun için kadınlarımıza bu konuda verilecek en güzel mesaj, “anne olmak için geç kalmayınız”dır. Kırklı yaşlarda bir kadının gebe kalma olasılığı 25 yaşına göre %60 civarında azalır. Doğal yöntemlerle gebe kalma şansının azalmasına rağmen infertilite tedavisi ile bu şans birbuçuk- iki katına çıkartılabilir.  Erkekte ise sperm sayı ve kalitesi yaşla birlikte azalmakla birlikte her yaşta  tüp bebek tedavisi denenebilmektedir

5.         Emrbriyoların dondurulması gebelik şansını etkiler mi?

Tüp bebek tedavilerinin bir kısmında geriye sağlıklı ve kaliteli embriyolar kalabilmektedir. Bu embriyoların dondurularak saklanması ve ileride kullanılması mümkündür. Bu sayede çift yeniden çocuk sahibi olabilir ve tüp bebek tedavisinin tüm aşamalarından geçmek durumunda kalmaz. Dondurulmuş olan embriyolar, çözülme sonrası yaklaşık olarak % 80 oranında canlı olarak kalabilir. Bu sonuçla ilintili olarak donma-çözme işlemi içeren tüpbebek tedavilerinde %40-50 oranında gebelik sağlanabilir.

6.         Embriyo transferi öncesi genetik inceleme nedir ve hangi durumlarda yapılmalıdır ?

Genetik biliminde son dönemde olan gelişmeler sayesinde henüz gebelik oluşmadan, tüp bebek tedavi yöntemleriyle laboratuvar ortamında geliştirilen embriyoların genetik yapısını inceleme şansı doğmuştur. Bu yöntem seçilmiş olan  sağlıklı embriyoların anne adayının rahmine yerleştirilmesine imkan sağlar. Bu yönteme rahime yerleşme öncesi “Genetik Tanı” (Preimplantasyon Genetik Tanı-PGD / Preimplantasyon Genetik Tarama- PGS) adı verilmektedir. PGT ya da PGS, ailesinde genetik hastalıklar barındıran çiftlerin ya da uygulanan tedavilere cevap vermemiş interfil ailelerin sağlıklı bebeğe kavuşmalarını sağlayan gelişmiş bir ileri düzey genetik inceleme yöntemidir.

7.         Tüp Bebek tedavisinde sperm tahlilinin önemi nedir?

Baba adayından 3-5 günlük cinsel perhizden sonra tamamen doğal (kimyasal v.s. içeren herhangi bir yardımcı madde kullanmamalı) bir mastürbasyonla temiz bir kaba menisini alması istenir. Alınan meni iki saat içinde incelenmelidir.  Meni, koku, renk, hacim, sıvılaşma süresi,  hareket,  sayı ve normal yapıya sahip olma oranı açısından değerlendirilir. Sperme ait özelliklerden herhangi birinde anormallik olması bazen anne adayının durumuna bakmaksızın çiftteki problemi anlamamıza ve tedaviyi belirlemeye yardımcı olabilir.

8.         Embriyo transferi sonrası istirahat edilmeli mi?

Embriyo transferi sonrası anne adayının mutlak yatak istirahati yapmasına gerek yoktur ancak transfer sonrasında bir gün süreyle ev istirahati yapmasında fayda vardır.  Anne adayının herhangi bir ağrısı, kanaması  yoksa ve kendini yeterince iyi hissediyorsa transferden bir gün sonra normal yaşamına dönebilir. Seyahat etmesi gereken anne adayları transferden 1 gün sonra yola çıkabilirler.

9.         Tüp bebek sonrası, düşük ihtimali daha yüksek mi?

Tüp bebek tedavi yöntemleriyle elde edilen gebeliklerde düşük riski, normal yolla elde edilen  gebeliklerden çok az daha yüksek oranda tespit edilmiştir.  Ancak bu sonucun nedeni tüp bebek tedavisi değildir. Düşük riskinin artması kişinin gebe kalmasını engelleyen sebebe bağlanmıştır.

10.       Embriyo transferi sonrası cinsel ilişkiye girmekte sakınca var mı?

Anne ve baba adaylarının fazlaca merak ettiği önemli konulardan biri de embriyo transferinden sonra cinsel ilişkide bulunmanın sakıncası olup olmadığıdır. Transfer edilen embriyonun rahime yerleşmesi açısından cinsel ilişki herhangi bir engel teşkil etmez.  Diğer taraftan yumurta toplama işleminden sonra yumurtalıklar hala büyük kanamaya meyilli  olabilir. Kullanılan ilaçlar ve yapılan işlemlerden dolayı cinsel ilişkiden sonra kanama ve ağrı olabilir.  Bu durumlar anne ve baba adayını  endişeye sevk edebilir.  Bu lekelenmelerin çoğunluğu halen yumurtalıkların büyük olmasından kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak bu tarz endişelere sebep vermesin diye transfer sonrası ilişki önerilmemektedir.

Son Güncelleme: 29.12.2018 Medicana