+A A-

Tüp Bebek Uygulamalarında Türkiye Adından Sıkça Söz Ettiriyor, Başarılı Sonuçlara İmza Atıyor.

Türkiye Tüp Bebek Tedavi ve Uygulamalarında Avrupa’da İlk beş Ülke Arasında Yer Alırken, Dünya Genelinde Yedinci Sırada Yer Almakta ve Önemli Başarılara İmza Atmaktadır. Medicana Tüp Bebek Merkezi Medikal Direktörü Dr. Osman Denizhan Özgün Türkiye'nin sağlığın hemen her alanında olduğu gibi tüp bebek teknolojilerinde Avrupa ülkeleri ve ABD ile boy ölçüşebilecek durumda olduğunu belirtti. Medikal turizm sektöründe hızlı ve emin adımlarla ilerleyen Türkiye’de de artık hastalara Avrupa ve Amerika'da sunulan en son tedavi yöntemlerinin, kaliteli merkezler ve alanında uzman doktorlarla birlikte sunulduğunun altını çizdi.


Medicana Tüp Bebek Merkezi Medikal Direktörü Dr. Osman Denizhan Özgün,  yeni geliştirilen teknik ve tedavi yöntemleri ile daha yüksek başarılar hedeflendiğini, her geçen gün bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin var olan sorunlarının uygun çözümlerle ortadan kaldırıldığını söyledi. Özgün, “Tüm dünya genelinde tüp bebek tedavisinin 40 yılı aşan bir geçmişi bulunuyor. Tüp bebek ile ilk doğum İngiltere’de 1978 yılında gerçekleşmiştir. Tüp bebekte tedavi yöntemleri teknolojik gelişmelere paralel olarak evrim geçirmiş ve halen de büyük bir hızla gelişmeye devam etmektedir. 1990 yıllarında başarı yüzdesi 10-15 iken bugün yüzde 40-45’lere ulaşmıştır. Dünyanın en fazla tüp bebek uygulanan ülkeler İsrail, Fransa, İspanya, İngiltere, ABD ve Almanya. Türkiye tüp bebek tedavi ve uygulamalarında Avrupa’da ilk beş ülke arasında yer alırken dünya genelinde yedinci sırada yer almakta ve önemli başarılara imza atmaktadır. ” dedi.


Tüp Bebek Uygulamalarında Hızlı Gelişim Devam Ediyor…

Tüp bebek tedavisinde gelişim süreci ilk dönemlerinde olduğu gibi hızla devam ettiğini vurgulayan Dr. Osman Denizhan Özgün, geliştirilen yeniliklerin bazıları direkt yöntemin uygulanışı şeklinde olurken, kimi zaman kullanılan cihazların iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, kimi zaman da yeni tanılama testleri olarak ortaya çıktığını söyledi. Medicana Tüp Bebek Merkezi Medikal Direktörü Dr. Osman Denizhan Özgün,  “Bu gelişmeleri ve uygulamalardaki en son yenilikleri bir cümle ile ifade etmek istersek eğer, tedavi yönteminin kişiselleştirilmesi diyebiliriz. Önceden standart, kalıp protokoller uygulanırken günümüzde hastanın, yaşı, laboratuvar sonuçları, ultrason bulguları gibi kişiye özel veriler oluşturulup analiz edilerek hastaya en uygun tedavi yöntemi kullanılmaktadır. Bu da tedavi başarısını arttırmakta, ortaya çıkan yan etkileri ve olumsuzlukları azaltmaktadır. Diğer önemli gelişme ise erkekten alınan kaliteli spermin direkt yumurta içine enjekte edilmesidir. Bu yöntem özellikle erkek sorunu olan hastalarda klasik tüp bebek tedavilerin çok daha başarılı sonuçlar vermektedir. Ayrıca yumurtanın ya da embriyonun dondurularak saklanması ve ilerleyen dönemde tekrar kullanılmasına imkan tanıması son gelişmeler arasında yer almaktadır.  Özetle genetik testler, embriyo, yumurta ve sperm dondurma işlemlerindeki gelişmeler, mikro akışkanlı çip uygulaması, serum tedavisi gibi başarılı sonuçlar doğuran yöntemler Avrupa ve ABD ile eş zamanlı olarak ülkemizde de uygulanmaktadır.” dedi.


Türkiye’de Tüp Bebek Uygulamalarında Yasal Düzenlemeler Yaşa ve Embriyo Transfer Sayısına Bağlı


Ülkemizde tüp bebek tedavisi ile ilgili mevcut kanunda, tedavinin uygulanabilmesi için kadının 23 yaşından büyük, 40 yaşından küçük olması koşulu arandığını belirten Medicana Tüp Bebek Merkezi Medikal Direktörü Dr. Osman Denizhan Özgün, mevzuat olarak sadece embriyo sayısı ile ilgili bir kısıtlama olduğu söyledi.  Özgün, “35 yaşından önce bir kadına ilk iki uygulamasında bir embriyo transfer edebiliyoruz. 35 yaşından sonra iki embriyo verebilirsiniz ya da eğer hasta 35'ten küçük ama iki kere başarısız tüp bebek uygulaması varsa, ona iki embriyo verebiliyoruz. Yani sadece transfer edeceğiniz embriyo sayısıyla ilgili bir kısıtlama var.” dedi.


Medicana International Ankara Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nde Uygulanan Yöntemler  


Her geçen gün gelişen yeni teknikler ile tüp bebek tedavisinde maliyetlerin giderek azalırken başarı oranlarının arttığını vurgulayan Tüp Bebek Merkezi Medikal Direktörü Dr. Osman Denizhan Özgün, yeni gelişmelerin ilerleyen kadın yaşına rağmen anneliği ve sperm azlığı ve hatta yokluğu durumlarında bile ameliyatla sperm bulunarak babalığı mümkün kıldığını söyledi. Türkiye’ye tüp bebek tedavisi olmak için gelen yabancı hasta sayısının son yıllarda bir hayli artış gösterdiğini belirten Özgün, özellikle Orta Asya Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa ülkelerinden tüp bebek tedavisi için gelen hastaların sayısının neredeyse  %100 arttığını söyledi. Türkiye’deki tüp bebek tedavilerinin yurt dışındaki tedavilere göre %20-25 daha fazla başarı oranı sağlamasının turistlerin ülkemize yoğun ilgi göstermesine neden olduğunu, Amerika ve Avrupa’daki tüp bebek tedavileri Türkiye’den yaklaşık olarak 3 - 4 kat daha pahalı olduğu için birçok hasta Türkiye’ye gelmeyi tercih ettiğini ifade etti.


Özgün, Medinaca International Ankara Hastanesi’nde uygulanan yöntemlerle ilgili açıklamalarda da bulunarak sözlerine şöyle devam etti: “Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen önemli faktörlerden birinin bilindiği gibi anne adayının yumurta rezervidir. Yumurta rezervi az olan ya da yumurta kalitesi iyi olmayan kadınlarda birkaç değişik protokol uygulayarak bazen 2 ya da 3 kez yumurta toplamak mümkündür. Bu yumurtaları eşinin spermleri ile dölleyip embriyo haline getirip donduruyoruz. Bu yöntemi 3-4 defa ya da daha fazla uyguladığımız zaman elimizde çok sayıda yumurta oluyor. Bunları genetiğe göndererek içlerinden sağlıklı olanı seçersek bu anne adayının yeniden anne olma şansı çok yükseliyor. Bu yöntemi “embriyo havuzlama” olarak adlandırıyoruz. Bu şekilde 40 yaşın üzerindeki bir kadının neredeyse 25 yaşında bir kadın gibi üreme şansına sahip olabiliyor. 40 yaş ve üzeri kadınların atılan yumurtalarının %40-60’ında kromozom anomalileri görülüyor. Kadınlar hamile kalsa bile gebeliklerin genellikle düşük ile sonuçlandığı için embriyo havuzlama yönteminde uygulanacak genetik tanı testleri çok önemli, genetiği ayıklanmış sağlıklı kromozoma sahip embriyoyu rahim içine yerleştirerek gebelik şansını artırmak mümkün oluyor.


“Preimplantasyon Genetik Tarama” (PGT) tüp bebek tedavisinde embriyoların genetik testinin yapılmasının ardından içlerinden en sağlıklı olanının seçilip annenin rahmine enjekte edilmesi işlemine denilmektedir. Preimplantasyon Genetik Tanı’nın tüp bebek tedavisindeki en önemli amacı embriyolardaki genetik anormalliklerin tespit edilmesini sağlamak ve böylece anormal yapılı embriyoların tespit edilmesinin mümkün hale gelerek tüp bebek tedavisinde bu embriyoların kullanılmasının da önüne geçmektir. Çünkü anormal yapılı embriyolar ana rahmindeki tutulumu pek kolay olmuyor. Bu durumda tüp bebek tedavisinin tutmamasına ve başarısız olmasına neden oluyor. PGT yöntemi tüp bebek tedavisinde başarıyı arttıran önemli faktörlerdendir.  Aynı zamanda PGT yöntemi ile hem baba hem de anne adayında yapılan genetik taramalar sayesinde potansiyel genetik sorunların da tespiti mümkün olmaktadır.


“Mikro Çipli Tüp Bebek Tedavisi”nden de bahsetmek gerekli. Geliştirilmiş sperm çipleri ile hormonların meydana getirdiği mikro kanalcıklarla vücudun kendi işleyişi taklit ediliyor. Tıpkı bir süzgeç gibi sağlıklı ve kaliteli olan spermler diğerlerinden ayırt edilebiliyor. Mikro kanalcıklardaki bu sağlıklı spermler farklı bir alanda toplanıyor. Mikro enjeksiyon yöntemi ile ayırt edilmiş spermlerin yumurta hücresiyle döllendirilmesi ile anne ve baba olmak isteyen adayların şansı artıyor.” dedi.

Son Güncelleme: 29.12.2018 Medicana